Allgemein

Cabuk iyilesme istegi üzerine

Genelde muayenehaneme gelen insan cabuk iyilesmek ister. Bunu elbette ki anlayisla karsilamak lazim. Cünkü bizlere gelen insanlar genellikle uzun zaman boyunca kronik rahatsizliklar ile ugrasmislar ve sabirlari tükenmistir. Ayrica hizli bir zamanda yasiyoruz; herseyin cabuk olmasi gerektigi gibi bu durum insanlarin da bu hiza uyum saglayip üretken kalmalarini icab ettiriyor. Ayni zamanda olusan masrafin , zararin ve yatirimin da mümkün oldugu kadar düsük seviyede kalmasi gerekiyor. Bu serbest ekonominin düzeni. Yani bir sikayetin hemen bugünden yarina iyilesmedigini, bunun zaman aldigini ve sorunun adım adım nasıl oluştuysa aynı sekilde hallolmasi gerektigini söylediginiz anda protesto basliyor. Oysa ki bizler insanları „sabredin“ diye yalnız bırakmayız. Gercek sorun hafifleyene kadar yardımcı olacak kısa vadeli çözümler de üretiriz. Fakat bunlar tedavinin temelini olusturmaz. Yani hafifce bir düzelme oldu diye hemen tedaviyi bırakırsanız hicbir sonuca ulaşamazsınız.
Bu giderek büyüyen beklenti ve talebin bizim icin olan tek avantaj kendimizi sürekli gelistirmek, bilgimizi daha da pekistirmek ve arttırmak zorunda olusumuzdur.
Onun disinda bayagi zorlu bir durumdur. Cünkü biz kimseyi iyilestirmeyiz! iyilestirme sözü vermemizin de kanunen yasak olmasini bir yana birakin :
Kendisini iyilestiren kisi siz kendinizsiniz . Bunun %50 sorumlulugu biz terapistlerdedir, ama diger %50si de sizdedir. Sizin yemek alışkanlığıni, yasam tarzınızı degistirmeniz ile de baglantilidir. Yani aliskanliklarinizi degirstirmeniz cok önemlidir. Fakat bunun ne kadar zor oldugunu hepimiz biliriz. Nitekim hepimiz insaniz, öyle degil mi? Ama değişmek mümkün. Kaderimizi de kendimiz çiziyoruz aslinda. Özellikle bizim toplumumuzda „kendim icin sorumluluk üstlenmem gerek“ denmez; her sey hemen Tanriya havale edilir. Bunların hepsini anladigim icin elbette sabirli olabilirim.
Ama siz hic düsündünüz mü bu sorununuzun hangi zaman esnasinda oluştuğunu? Ne kadar zamandir bununla yaşadığınızı?
Vücudunuzda bir dügme ya da bir devre anahtari olmadigini ve bunun hemen işlenir duruma getirilemedigini?
Icinde bulundugumuz zamanlar bizi ferah ve rahata kavusturan imkanlarin oldugu zamanlar. Herseyi cabuk almaya , sonuclara cabuk ulasmaya alışmışız. Yolumuzun zevkine bile varamiyoruz. Arabamiza oturup hemen diledigimiz seyleri alabiliyoruz. Ister yemek olsun ister baska bir nesne.
Yalnız  sabir  kelimesine varınca sabrımızı cabuk yitiriyoruz. sabır ve dayanma gücü başarının anahtari ; hayatin hangi konusunu ele alırsanız alın. Bazen sinirlerimiz tükenebilir! Cünkü hayat bize hemen cevaplari vermeyebilir. Yolumuzdan sapmamaliyiz; her ne kadar başka cazip imkanlar ile karşılaşsak ta. Cünkü her ihtimale imkan verirseniz, bircok seyi ayni anda denerseniz dikkatiniz dağılır ve sonuca ulasmaniz daha zor olabilir. Bu sefer daima yeniden başlamak zorunda kalırsınız.
Bircok kitabı paralel olarak okursak büyük ihtimal ile bir tanesini bile bitiremeyiz. ( Ansiklopedi gibi arastirma kitaplari haric tabii ki) ).
Hayatimiz da böyle sürüyor gidiyor:
Birçok kitaba birden baslariz ama hicbirisinin özetini bilmeyiz…

Peki sizin sabir konusunda nerede daha gelismeniz gerekiyor?

Kommentar verfassen

Trage deine Daten unten ein oder klicke ein Icon um dich einzuloggen:

WordPress.com-Logo

Du kommentierst mit Deinem WordPress.com-Konto. Abmelden /  Ändern )

Twitter-Bild

Du kommentierst mit Deinem Twitter-Konto. Abmelden /  Ändern )

Facebook-Foto

Du kommentierst mit Deinem Facebook-Konto. Abmelden /  Ändern )

Verbinde mit %s